Alper Taşdelen yazdı | Bir Cumhuriyet Yurttaşı: Ernst Reuter  
19.02.2018
449
Yazı Boyutu: A- A+

Bilim insanlarının vatanı dünyadır, insanlıktır, herkesin eşit ve özgür yaşayacağı bir gelecek ülküsüdür. İnsanlığa katkısı olmuş, insanlığın, ulusların gelişimine yön vermiş çok önemli bilim insanları hep var olagelmiştir. Bizim ülkemiz açısından en önemli gelişmelerden biri insanlığın en ağır trajedilerini yaşadığı dönemde ortaya çıkmıştır. Almanya’da faşizmin iktidarı ile birlikte farklı etnik, dinsel ve düşünsel yapılardan insanlar sürgün edilmiş ya da kaçmak zorunda bırakılmıştır. Özellikle bilim insanları Almanya’yı artık bilimin yapılabileceği bir ülke olmaktan uzaklaştığını gördüklerinde oradan ayrılma kararı almışlardır. Çünkü faşizm, bilimi insanlık için değil; bir kişinin, bir zümrenin, otoritenin, iktidar kliğinin amaçları doğrultusunda ve çoğunlukla da yıkıcı bir karakterde kullanır. Bu nedenledir ki gerçek bilim insanları faşizm için çalışmaz, üretmez ve birikimini böylesi bir rejim için kullanmaz.
Almanya Hitler faşizminden kaçıp ülkemize gelen bilim insanları ülkemizin bilimsel gelişimine çok büyük katkılar sunmuş ve bu alanda büyük devrimler gerçekleştirmiştir. Üniversitelerimizin üniversite olmasında bu bilim insanlarının unutulmaz katkıları olmuştur. Bu bilim insanlarından biri olan Ernst Reuter, ülkemizde ve kentimiz Ankara’da sayısız bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Benimde öğrencisi olmaktan büyük onur duyduğum Mülkiye’de de dersler veren Ernst Reuter, ülkemizde kent bilincinin gelişiminde çok değerli katkılar sunmuş, önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Ernst Reuter, Cumhuriyet Devriminin önemini anlamış, ona hakkını teslim etmiş ve bununla birlikte devrimin bilimsel gelişimi için çaba harcamıştır. Biz bu değerli çalışma ve çabaların unutulmaması için Almanya Büyükelçiliği ve Goethe Enstitü ile birlikte Ernst Reuter uluslararası konferansı gerçekleştirdik. Bu konferans bir kitap haline gelecek ve halkımızla buluşacaktır. Ülkenin geleceğine sahip çıkmak ancak ve ancak o ülkenin gelişimine katkı sunmuş değerleri unutmamaktan geçmektedir. Ernst Reuter bu ülkenin ve insanlığın bilimcisidir. Bir Cumhuriyet yurttaşıdır ve ortak değerimizdir. Kendisini Cumhuriyete, devrime adamış bir bilim insanıdır.

Kemal Yalçın İş Bankası Yayınlarından çıkan “Haymatlos, Dünya Bizim Vatanımız” kitabında Ernst Reuter’den şunları aktarır: “Devrimler bir gecede gelir ve devrimin ilk coşkusuyla pek çok insan düşünür ki, şimdi her şey bambaşka olacak, yarın öbür gün yepyeni bir yaşama başlanacak. Ben tam 12 yıl süreyle, kesin devrim yapmış olan bir halkın içinde yaşadım. Öyle bir devrim ki, bizim burada Almanya’da yaşadığımızdan çok daha büyük bir kültürel ve manevi anlamı vardı. Fakat bu 12 yıllık deneyimle biliyorum ki, 12 yıl bir halkın tarihinde küçük bir bölümdür. Devrimin dıştan görünüşü, yeniden başka tarzda kurulması gereken, geçmişle ilgili yok edilmiş her şeyin, gerçekten tamamen yok edilebilmiş olup olmadığını hiçbir surette anlamaya olanak vermez. Yeni bir şey başarmak, ruhsal ve özellikle pedagojik alanda bir iki yılın işi değildir. Bu, büyük bir çaba ve istekle kendini bu yeni göreve adayacak olan kuşakların işidir. … Bunu kendimden biliyorum; yaşamımın birçok yılını, Türkiye’de böyle bir göreve adadım”

Türkiye Cumhuriyeti olarak faşizmden kaçıp ülkemize gelen bu değerli bilim insanlarına çok şey borçluyuz. Bu ülkede bilimin ve üniversitenin kurumsallaşmasına yaptıkları katkılar nedeniyle hep saygı ve şükranla anacağız.